Bir yöneticinin buyruğuna neden uyulduğu sorusu, Siyaset Felsefesinin merkezinde durur: meşruiyet, iktidarın gücünü nereden aldığını açıklar.
Max Weber'in ayrımına göre otorite geleneğe, kişisel karizmaya ya da yasal kurallara dayanabilir. Bir trafik polisinin işaretine onu tanıdığımız için değil, görevinin taşıdığı yetki nedeniyle uymamız yasal otoriteye örnektir. Konu ayrıca devletin kökenini açıklayan toplum sözleşmesi kuramlarını, Hobbes ile Locke arasındaki farkı, devleti gereksiz gören anarşizmi ve ideal düzen tasarlayan ütopyaları kapsar.
Sorularda kurgusal bir yönetim betimlenebilir ya da iki karşıt görüş yan yana verilir; seçeneklerde hangi akımın veya kavramın örneklendiği aranır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Kurgusal bir ülkede yöneticiler herkesin mesleğini belirlemekte, konuşmaları sürekli kaydetmekte ve sakıncalı gördükleri kitapları ortadan kaldırmaktadır. Atölyelerde kimsenin yerini değiştirmesine izin verilmez; sokaklarda ise duvar hoparlörleri aynı duyuruları tekrarlar. Yurttaşlara kusursuz bir düzende yaşadıkları söylense de insanlar gözetlenme ve cezalandırılma korkusuyla davranmaktadır. Pencereler akşamları erken örtülür, komşular birbirine düşük sesle konuşur. Çocuklar okulda yalnızca onaylı metinleri ezberler; başka bir kitaba rastlamak neredeyse imkânsızdır.
Bu kurgusal düzen aşağıdaki kavramlardan hangisiyle adlandırılır?
Cevabı göster
Cevap: C — Karşı ütopya
Kısaca — Görünürde kusursuz ama gözetim ve korkuyla işleyen bu düzen karşı ütopyadır.
Meslek dayatması, konuşmaların kaydı, kitap yasakları ve onaylı metin ezberi “mükemmel düzen” vaadiyle birleşir; insanlar ise cezadan çekinerek yaşar. İdeal devlet veya ütopya arzu edilen kusursuzluğu anlatır; burada arzu edilmeyen, boğucu bir kusursuzluk vardır. Anarşizm otoritesizliği, toplum sözleşmesi rızayla kuruluşu, sivil toplum ise devlet-dışı alanı işaret eder.
2. soruKolay
Bir kamu kurumunda müdür değiştiği hâlde çalışanlar yeni müdürün verdiği talimatlara uymayı sürdürmektedir. Koridordaki tabela değişir, makam odasının kapısına yeni bir isim asılır. Çünkü müdürün yetkisi kişisel özelliklerinden ya da ailesinden değil, yazılı kurallarla belirlenmiş makamından kaynaklanmakta; kararlar da önceden belirlenmiş usullere göre alınmaktadır. Yazışmalar evrak numarasıyla yürür; imza sirküleri ve görev tanımları raftaki klasörlerde durur. Personel, hangi formun hangi masaya gideceğine usul defterinden bakar.
Weber’in sınıflandırmasına göre bu parçadaki örnekte iktidarın meşruiyeti aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?
Cevabı göster
Cevap: A — Hukuki-akılcı otoriteye
Kısaca — Yetki kişiden değil, yazılı kurallarla ve usullerle tanımlanmış makamdan kaynaklandığı için iktidarın meşruiyeti hukuki-akılcı otoriteye dayanır. Parçada müdür değişse bile talimatlara uyulmasının nedeni; yetkinin kişisel özelliklerden veya aileden değil, görev tanımları, imza sirküleri ve usul defteri gibi yazılı kurallardan gelmesidir. Geleneksel otorite meşruiyeti geçmişten gelen töre ve geleneklere, karizmatik otorite ise liderin kişisel ve olağanüstü niteliklerine dayandırır. Teokratik ve oligarşik otorite ise Weber’in bu üçlü meşruiyet tipolojisinde yer almadığı gibi parçada dinsel veya zümresel bir dayanak da bulunmaz.
3. soruKolay
I. görüş: İnsanlar karşılıklı yardımlaşma ve gönüllü birlikler yoluyla ortak yaşamlarını düzenleyebilir. Sürekli bir zorlama gücüne sahip devlet bu birlikleri zayıflatır ve özgürlüğü sınırlar.
II. görüş: Ortak bir yaptırım gücü bulunmadığında verilen sözler güvence altında değildir. İnsanların güvensizlikten kurtulabilmesi için yetkilerini bağlayıcı bir siyasal otoriteye devretmeleri gerekir.
Bu iki görüşün ayrıldığı temel sorun aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Ortak yaşam için zorlayıcı bir devlet otoritesinin gerekli olup olmadığı
Kısaca — İki görüş, ortak yaşam için zorlayıcı bir devlet otoritesinin gerekip gerekmediğinde ayrılır.
Birinci görüş, yardımlaşma ve gönüllü birliklerin devletsiz de düzen kurabileceğini; sürekli zorlama gücünün bu birlikleri zayıflatacağını söyler. İkinci görüş, yaptırım gücü yoksa sözlerin güvence altında olmayacağını, bu yüzden yetkilerin bağlayıcı bir siyasal otoriteye bırakılması gerektiğini savunur. İkisi de insanların bir arada yaşayabileceğini ve yardımlaşmanın görülebileceğini varsayar; anlaşmazlık, bu yaşamın zorlayıcı bir devlet olmadan ayakta durup duramayacağıdır.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TYT (Temel Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın birinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.