Meddah bütün kişileri tek başına, sesini değiştirerek ve elindeki mendil ile sopadan yararlanarak canlandırır; geleneksel Türk tiyatrosunun bu türü yazılı metne değil doğaçlamaya dayanır.
Tiyatro ve Göstermeye Bağlı Metinler konusu geleneksel tiyatroyu (Karagöz, orta oyunu, köylü seyirlik oyunları) ve Batılı anlamda tiyatronun trajedi, komedi ve dram türlerini kapsar. Epik tiyatro gibi modern yaklaşımlar da buraya girer: amaç seyircinin oyuna kapılması değil, düşünmesidir; oyuncu rolünden çıkıp seyirciye seslenebilir.
AYT'de bir sahne düzeni ya da oyun anlatısı verilip hangi tiyatro anlayışına ait olduğu, geleneksel türler arasındaki benzerlik ve farklar veya tiyatro kurumlarının tarihçesi sorulur.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Karagöz ile orta oyunu, birinde tasvirlerin perdeye yansıtılması, diğerinde canlı oyuncuların meydanda rol alması bakımından ayrılır. Buna karşılık iki türün kişi düzeni ve güldürü anlayışı arasında belirgin benzerlikler vardır. Bu çerçevede şu yargılara ulaşılmıştır:
I. Her ikisi de ana bir olay çerçevesinde doğaçlamaya ve kalıplaşmış tiplerden doğan güldürüye yer verir.
II. Her ikisinde de farklı toplumsal çevreleri temsil eden tiplerin ağız özelliklerinden ve yanlış anlamalardan yararlanılır.
III. Her ikisinde de bütün kişiler tek sanatçı tarafından, seyircinin gördüğü bir meydanda canlandırılır.
Bu yargılardan hangileri doğrudur?
Cevabı göster
Cevap: B — I ve II
Kısaca — Karagöz ve orta oyunu doğaçlama oynanma, tip güldürüsü ve şive taklitleri açısından benzediği için I ve II numaralı yargılar doğrudur.
Geleneksel Türk tiyatrosunun iki temel türü olan Karagöz ve orta oyunu; yazılı bir metne dayanmadan doğaçlama ilerleme, kalıplaşmış tipler barındırma ve yanlış anlamalara dayalı güldürü üretme yönüyle ortaktır. Ancak III. yargıda bir çelişki vardır: Karagöz’de bütün kişileri hayalî tek başına seslendirir fakat bu gösteri meydanda değil perde arkasında yapılır; orta oyununda ise meydanda canlı oyuncular yer alır ve her kişiyi farklı oyuncu canlandırır. Dolayısıyla III. yargı iki türün özelliklerini birbirine karıştırdığı için yanlıştır.
2. soruKolay
Bir oyunda sahne değişimleri perde kapatılmadan yapılır; görevliler dekor parçalarını seyircinin gözü önünde taşır. Oyuncu, canlandırdığı grevciyi bir anda bırakıp bu kişinin kararını tarihsel koşullarla açıklar. Bir sonraki sahnede varılacak sonuç başlığa yazılarak önceden gösterilir. Böylece merak unsuru zayıflatılırken kararın hangi şartlarda oluştuğu öne çıkarılır. Sahneler zorunlu bir neden-sonuç zincirinin halkaları gibi değil, seyircinin ayrı ayrı değerlendirip karşılaştıracağı durumlar olarak düzenlenmiştir.
Bu uygulamalar aşağıdaki tiyatro anlayışlarından hangisine özgüdür?
Cevabı göster
Cevap: E — Epik tiyatro
Kısaca — Seyircinin oyuna kapılmasını engelleyen yabancılaştırma teknikleri ve eleştirel düşünmeyi hedefleyen anlatım biçimi epik tiyatro anlayışına özgüdür.
Bertolt Brecht’in kurucusu olduğu epik tiyatroda amaç, seyircinin sahnedeki olayla duygusal bağ kurup büyülenmesini önlemek ve onu akılcı bir gözlemci kılmaktır. Perdenin açık tutulması, dekorun göz önünde taşınması, oyuncunun rolünden çıkıp durumu açıklaması ve sonucun önceden tabelalarla verilmesi ‘yabancılaştırma efekti’nin tipik örnekleridir. Seyircide tam bir gerçeklik yanılsaması yaratmayı amaçlayan klasik veya natüralist tiyatronun aksine, epik tiyatroda olaylar arasındaki neden-sonuç illüzyonu kasıtlı olarak kırılır.
3. soruOrta
(I) Darülbedayi, Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra İstanbul Şehir Tiyatrosu adıyla kurulmuştur. (II) Devlet Tiyatroları, 1949'da kurulmuştur. (III) Şehir Tiyatroları, belediyeye bağlı bir kurum olarak çalışır. (IV) Konservatuvar eğitimi, oyuncu yetiştirilmesini sistemli hâle getirmiştir. (V) Özel tiyatro toplulukları, Cumhuriyet Dönemi’ndeki sahne hayatını zenginleştirmiştir.
Modern Türk tiyatrosuyla ilgili bu numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
Cevabı göster
Cevap: A — I
Kısaca — Darülbedayi’nin Cumhuriyet’ten hemen sonra İstanbul Şehir Tiyatrosu adıyla kurulduğunu belirten I numaralı cümlede bilgi yanlışı vardır.
Darülbedayi, Cumhuriyet’in ilanından sonra değil, Osmanlı Dönemi’nde 1914 yılında kurulmuştur. Üstelik açıldığında adı İstanbul Şehir Tiyatrosu değil, Darülbedayi’dir (Darülbedayi-i Osmani); kurum İstanbul Şehir Tiyatrosu adını daha sonra, Cumhuriyet Dönemi’nde almıştır. Parçadaki diğer cümlelerde verilen tarihler ve kurumsal bilgiler ise doğrudur.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.