Millî Mücadele'ye Hazırlık: Mondros, İşgaller, Cemiyetler, Genelgeler ve Kongreler — AYT Tarih-1 ve Tarih-2 örnek sorular ve çözümleri
çıkmış 9 sınavda 17 soru
Uygulamada bu konudan 66 soru var
Ücretsiz
Bu konu AYT sınavında iki kitapçıkta da sorulur: Tarih-1 (Sosyal Bilimler-1) ve Tarih-2 (Sosyal Bilimler-2). Bu sayfada iki kitapçığın örnek soruları bir arada.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit eden bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı tanıyan maddesi, işgallerin hukuki kılıfı hâline geldi.
Millî Mücadele'ye Hazırlık: Mondros, İşgaller, Cemiyetler, Genelgeler ve Kongreler konusu, bu ateşkesten Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya gelişine kadar uzanan süreci kapsar. Amasya Genelgesi'ndeki, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ifadesi, millî egemenliğe giden yolun ilk açık işaretidir.
Erzurum Kongresi ise bölgesel bir toplantı olmasına karşın ulusal nitelikte kararlar almıştır. Sorularda olayların kronolojik sırası ya da genelge ve kongre kararlarının millî egemenlik ve tam bağımsızlıkla ilişkisi yorumlatılır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Millî Mücadele döneminde, Anadolu’da Millî Cemiyetler kurulurken; Pontus Rum Cemiyeti, Mavri Mira gibi azınlık cemiyetleri de örgütlenmiştir.
Millî Cemiyetler ile azınlıkların kurduğu cemiyetlerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Belirli bir bölgenin geleceğiyle ilgili siyasi bir amaç gütmeleri
Kısaca — Birbirine zıt hedeflere sahip olsalar da hem Millî Cemiyetler hem de azınlık cemiyetleri belirli bir coğrafyanın siyasi geleceğini değiştirmeyi veya korumayı amaçlayan bölgesel örgütlerdir.
Millî Cemiyetler bulundukları bölgenin Türk ve Müslüman yurdu olduğunu kanıtlayıp işgalleri önlemeye çalışırken, azınlık cemiyetleri aynı topraklarda kendi bağımsız devletlerini kurmayı hedeflemiştir. Bu iki yapının amaçları tamamen çelişse de her ikisi de bölgesel düzeyde siyasi bir hedef doğrultusunda teşkilatlanmıştır. Sivas Kongresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşenler yalnızca millî cemiyetlerdir; azınlık cemiyetlerinin böyle bir çatı altında toplanması veya Türk devleti kurmayı amaçlaması söz konusu olamaz.
2. soruKolay
20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ve yasama ile yürütme yetkisinin TBMM’de toplandığı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemede benimsenen yönetim ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: A — Güçler birliği
Kısaca — Yasama ve yürütme gibi devletin temel yetkilerinin tek bir mecliste toplanması, olağanüstü dönemlerin tipik yönetim prensibi olan güçler birliği ilkesidir.
Kurtuluş Savaşı’nın devam ettiği olağanüstü koşullarda kararların son derece hızlı alınıp derhal uygulanması gerekiyordu. 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye) bu zorunluluk nedeniyle kuvvetler ayrılığı yerine “Meclis Hükûmeti sistemi”ni benimsemiş ve yürütmeyi meclisin seçtiği heyete bırakarak güçleri TBMM çatısı altında birleştirmiştir. Demokrasilerin olağan dönemlerinde kuvvetler ayrılığı hedeflense de savaş yıllarında meclisin otoritesini ve etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için güçler birliği uygulanmıştır.
3. soruKolay
Sivas Kongresi’nde delegeler arasında en sert tartışmalar bağımsızlığın yöntemi ve dış destek arayışları etrafında yaşanmıştır.
Bu tartışmalar sonucunda kongrede kesin olarak alınan karar aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Manda ve himayenin reddedilmesi
Sivas’ta manda tartışmaları yaşansa da Erzurum’da benimsenen manda ve himaye reddi korunmuş; bağımsızlık ilkesi bozulmamıştır.
4. soruKolay
Amasya Görüşmelerinde Salih Paşa ile Mustafa Kemal görüşmüş; alınan kararlardan yalnız Mebusan Meclisinin yeniden açılması hayata geçirilebilmiştir.
Görüşmenin siyasi önemi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: E — İstanbul Hükûmetinin Heyet-i Temsiliyeyi resmen muhatap alması
Kısaca — Amasya Görüşmeleri ile İstanbul Hükûmeti, Heyet-i Temsiliyeyi resmen ve hukuken muhatap alarak onun varlığını tanımıştır.
Devletler ve yönetimler arası ilişkilerde resmî bir temsilci gönderip müzakere masasına oturmak, karşı tarafın siyasi varlığını resmen tanımak anlamına gelir. İstanbul Hükûmeti’ni temsilen Bahriye Nazırı Salih Paşa’nın Mustafa Kemal ile resmî protokol imzalaması, Heyet-i Temsiliye’nin Anadolu’daki meşru temsilci olarak kabul edildiğinin en somut kanıtıdır. Görüşmeler sonucunda Mebusan Meclisinin toplanması kararlaştırılmış olsa da Misakımillî’nin kabulü bu görüşmede değil, meclisin İstanbul’da toplanmasından sonra gerçekleşmiştir.
5. soruKolay
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra, ancak Havza Genelgesi’nin yayımlanmasından önce gerçekleşmiştir?
Cevabı göster
Cevap: B — İzmir’in Yunan ordusunca işgal edilmesi
Kısaca — İzmir’in Yunan ordusunca işgali (15 Mayıs 1919), Mondros Ateşkesi (30 Ekim 1918) ile Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919) arasındaki zaman diliminde yer alır.
Millî Mücadele’nin başlangıç kronolojisini adım adım zihninde canlandırmalısın: Mondros Ateşkesi imzalandıktan sonra 15 Mayıs 1919'da İzmir işgal edilmiş, Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919'da Samsun’a çıkmış ve ilk genelge olan Havza Genelgesi’ni 28 Mayıs 1919'da yayımlamıştır. Hatta Havza Genelgesi’nin yayımlanmasındaki en büyük etkenlerden biri, İzmir’in işgaline karşı halkta uyanan tepkiyi mitinglerle örgütleme amacıdır. Erzurum ve Sivas Kongreleri ile Amasya Görüşmeleri ise Havza ve Amasya Genelgelerinden sonraki süreçte gerçekleşmiştir.
6. soruKolay
Sivas Kongresi’nde yerel müdafaa-i hukuk cemiyetleri ile Heyet-i Temsiliye’ye ilişkin esaslar kararlaştırılmıştır.
Bu düzenlemelerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: B — Dağınık direnişi ulusal bir örgütlenme ve temsil gücüyle birleştirmek
Kısaca — Sivas Kongresi’ndeki düzenlemeler, dağınık direnişi ulusal bir örgütlenme ve temsil gücüyle birleştirmeyi amaçlamıştır. Müdafaa-i hukuk cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiş, Heyet-i Temsiliye bütün yurdu temsil eder hâle getirilmiştir. Bu nedenle temsil yetkisini Doğu Anadolu ile sınırlamak veya yerel cemiyetlerin bağımsız karar almasını sağlamak ortak amaç olamaz.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.