Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı — AYT Tarih-1 ve Tarih-2 örnek sorular ve çözümleri
çıkmış 9 sınavda 4 soru
Uygulamada bu konudan 15 soru var
Ücretsiz
Bu konu AYT sınavında iki kitapçıkta da sorulur: Tarih-1 (Sosyal Bilimler-1) ve Tarih-2 (Sosyal Bilimler-2). Bu sayfada iki kitapçığın örnek soruları bir arada.
Topkapı Sarayı yalnızca padişahın evi değil, devletin yönetildiği merkezdi: Birun, Enderun ve Harem bölümlerinin her birinin ayrı bir işlevi vardı.
Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı konusu padişahın yetkilerini ve saltanat anlayışını, Divan-ı Hümayun'u ve üyelerini (vezir-i azam, kazasker, defterdar, nişancı), şeyhülislamlık makamını, veraset sistemindeki değişimleri ve Enderun'da devlet adamı yetiştirilmesini kapsar.
Hükümdarlık alametleri de bu başlığa girer. AYT'de bir makamın verdiği kararın hangi yetkiyi gösterdiği ya da bir uygulamadaki değişikliğin sonucu sorulur; olumsuz soru kökleri de görülür.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Bazı Osmanlı padişahlarının tahttan indirilmesi, döneminin şeyhülislamından alınan bir fetvayla gerçekleştirilmiştir.
Bu uygulama şeyhülislamlık makamıyla ilgili aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
Cevabı göster
Cevap: C — Siyasi meşruiyet üzerinde etkili bir dinî-hukuki otoriteye sahip olduğunu
Kısaca — Padişahın tahttan indirilmesinde şeyhülislam fetvasına başvurulması, siyasi bir karara dinî-hukuki meşruiyet kazandırılmak istendiğini gösterir. Dolayısıyla şeyhülislamlık, siyasi meşruiyet üzerinde etkili bir otoritedir. Fetva vermek; yeni hükümdarı seçme, yürütme yetkisini devralma, askerî birlikleri yönetme veya veraset kurallarını değiştirme yetkisine sahip olmak anlamına gelmez.
2. soruKolay
Osmanlı Devleti’nde şehzadelerin sancaklarda görev alması uygulaması terk edilmiş; şehzadeler, sarayda gözetim altında yaşamaya başlamıştır.
Bu değişikliğin aşağıdaki sonuçlardan hangisine yol açtığı söylenebilir?
Cevabı göster
Cevap: A — Şehzadelerin yönetim ve devlet tecrübesi kazanmadan tahta çıkabilmesi
Kısaca — Sancaklarda görev alma uygulamasının terk edilmesi, şehzadelerin yönetim ve devlet tecrübesi kazanmadan tahta çıkabilmesine yol açmıştır. Doğru cevap A’dır. Sancak yönetimi şehzadelere devlet işlerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı verirdi. Sarayda gözetim altında yaşamaları bu deneyimi edinmelerini engellemiştir. Verilen bilgiler, tahtın zorunlu olarak en büyük oğula geçeceğini veya hükümdarın eyalet yöneticilerince seçileceğini göstermez.
3. soruKolay
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde hükümdarlık alametlerinden biri değildir?
Cevabı göster
Cevap: C — Kadı atamalarının şeyhülislamca onaylanması
Kısaca — Kadı atamalarının yapılması veya onaylanması ilmiye sınıfına ait yargısal ve idari bir işleyiştir; hükümdarlık veya bağımsızlık alameti değildir.
İslam ve Türk devlet geleneğinde bağımsız bir hükümdarın egemenliğini simgeleyen alametler arasında para bastırmak (sikke), cuma namazında adına hutbe okutmak, fermanlara tuğra çektirmek, sancak ve tuğ sahibi olmak yer alır. Kadıların atanması ise klasik dönemde kazaskerin yetki alanında olan rutin bir yargı bürokrasisi işlemidir; hükümdarın bağımsızlık sembolleri arasında bulunmaz.
4. soruKolay
Klasik dönem Osmanlı hukuk düzeninde davalar, temelini dinî kaynaklardan alan şer’i hukuka göre görülürken; padişahın örf ve âdete dayanarak çıkardığı kanunnameler de şeriata aykırı olmamak kaydıyla, özellikle vergi, toprak ve ceza gibi alanlarda uygulama alanı bulmuştur. Bu iki hukuk kaynağını uygulamakla görevli kadı, aynı zamanda bulunduğu bölgede belediye ve noterlik gibi idari görevleri de yürütmüştür.
Buna göre klasik dönem Osmanlı hukuk düzeniyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cevabı göster
Cevap: B — Padişahın kanunname çıkarma yetkisi, şeriatın sınırları dışında sınırsızca kullanılmıştır.
Kısaca — Osmanlı padişahlarının örfi kanunname çıkarma yetkisi sınırsız olmayıp şeriatın temel prensiplerine aykırı olmamak şartıyla sınırlandırılmıştır.
Parçada açıkça belirtildiği üzere padişahın çıkardığı kanunnameler mutlaka şeriatla uyumlu olmak zorundadır; dolayısıyla hükümdar dinî hukukun sınırlarını hiçe sayarak keyfî veya sınırsız bir yasama gücü kullanamaz. Kadıların davalara bakmanın yanında belediye ve noterlik işlerini yürütmesi ise yargıçlık makamının çok yönlü idari sorumluluklar taşıdığını doğrular. Bu nedenle padişah iradesinin şeriatın dışına çıkarak sınırsızca işlediği yargısı yanlıştır.
5. soruKolay
Devşirme yoluyla alınan çocuklar, aile ve toprak bağlarından koparılarak Enderun’da veya Acemi Ocağı’nda yetiştirilmiş; bir kısmı Kapıkulu Ocaklarına, bir kısmı da yönetim kadrolarına yerleştirilmiştir.
Bu uygulamadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Cevabı göster
Cevap: D — Padişaha kişisel bağlılığı yüksek bir merkezî kadronun oluşturulmak istendiğine
Kısaca — Aile ve toprak bağlarından koparılarak Enderun veya Acemi Ocağı’nda yetiştirilen devşirmeler, Kapıkulu’na ve yönetim kadrolarına yerleştirilerek padişaha kişisel bağlılığı yüksek bir merkezî kadro oluşturulmak istenmiştir.
Tımarlı sipahi taşra süvarisidir, merkez ordusunun yerini almaz. Yönetici kadrolar yalnız medrese ulemasından seçilmez. Devşirme gönüllü askerlik değildir. Amaç Kapıkulu bağlılığını zayıflatmak değil, saltanata bağlı bir kapıkulu ve yönetici zümresi yetiştirmektir.
6. soruKolay
Fatih Dönemi’nden sonra Divân-ı Hümâyuna vezir-i âzam başkanlık etmiş; kazasker adalet ve eğitim, defterdar maliye, nişancı yazışma ve toprak kayıtlarıyla ilgilenmiştir. Kararlar padişah onayına sunulmuştur.
Bu yapı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Cevabı göster
Cevap: C — Uzmanlaşmış bürokrasi ve görev devri gelişirken nihai hükümdar denetimi korunmuştur.
Kısaca — Divan üyelerinin uzmanlaşması bürokratik uzmanlaşmayı ve yetki devrini gösterirken, kararların padişaha sunulması mutlak otorite ve nihai denetimin hükümdarda kaldığını kanıtlar.
Fatih Sultan Mehmet’in divan başkanlığını sadrazama bırakması ve kazasker, defterdar, nişancı gibi üyelerin kendi alanlarında uzmanlaşması devlet işlerinin kurumsal bir iş bölümüyle yürütüldüğünü ortaya koyar. Ancak Divân-ı Hümâyun’un nihai bir karar organı değil, bir istişare meclisi olması ve alınan kararların mutlaka padişah onayına sunulması, egemenliğin divana devredilmediğini gösterir. Bu durum, yönetimde pratik bir görev devri yapılırken padişahın mutlak denetiminin titizlikle korunduğunu açıklar.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.